Kemik ve Eklem Hastalıklarında Beslenme | Diyetisyen Tavsiyesi

Kemikler iskelet sistemimizi oluşturan, dinamik bağlantı dokularıdır. Kemikler, sürekli değişim halindedirler. Yaşayan dokular oldukları için; büyüme, gelişme ve yıkılma evreleri vardır. Bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde kemikler hızlı bir şekilde büyüme evresindedirler. Otuz yaşına kadar kemik yapımı, yıkımın önünde iken; bu yaştan sonra durum tersine döner ve yıkım daha baskın gelmeye başlar. Özellikle, kadınlarda menapoz dönemi kemik yıkımının çok fazla olduğu bir dönemdir.

Osteoporosiz, romatoid artirit, osteoartirit, gut gibi rahatsızlıklar kemik ve eklem hastalıkları olarak sıralanabilir.

Osteoporosiz: Kemik kitlesinin azalması ve bunun sonucunda da kemiklerin zayıflayıp kolay kırılabilir duruma gelmesidir. Menapoz ve yaşlılık döneminde görülür.

Romatoid artirit: Eklemlerde ağrı, şişme ve sertleşme ile birlikte görülen; kronik, bireyin yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Nedeni bilinmemektedir. Kadınlarda ve yaşlılarda görülme sıklığı daha fazladır. Bu kişiler genelde zayıftırlar.

Osteoartirit: Eklem yaralanmaları ve stres sonucu oluşabilen osteoartirit, daha çok şişman bireylerde görülür. 

Gut: Vücutta pürin adı verilen bir aminoasit metabolizmasının bozulması sonucu oluşur ve kalıtsal yatkınlığı vardır. Erimeyen sodyum ürat tuzları eklemlerde birikir ve şiddetli ağrılara neden olur. 40 yaş üstünde, şişmanlarda ve alkol alanlarda görülme riski fazladır. 

KEMİK VE EKLEM HASTALIKLARINDA NASIL BESLENMELİYİZ?

Kemik ve eklem hastalıklarında genel olarak yeterli ve dengeli beslenmenin önemi büyüktür. Hastalıkların kesin bir tedavisinin olmaması sebebiyle beslenme düzenimizde yapacağımız değişikliklerle semptomları azaltabilir ya da hastalık oluşmadan önce önleyici tedavi uygulayabiliriz. 

Kemiklerin yapısını oluşturan en önemli mineral, kalsiyumdur. Büyüme ve gelişme döneminde yeterli kalsiyumun alınması çok önemlidir. Kalsiyumun en iyi kaynağı, süt ve süt ürünleridir. Günlük 2-3 porsiyon bu besinlerden tüketmek, kalsiyum gereksinmemizin yarısını karşılayacaktır. 

D vitamini, kalsiyumun vücut tarafından emilmesini sağlayan önemli bir vitamindir. Eksikliğinde kemiklerde güçsüzlük ve kırılmalar görülebilir. Bu nedenle D vitamini ölçümlerinizi düzenli yaptırmanız ve eksikliğinde takviye almanız gerekir. 

Uzun süre protein ağırlıklı diyet uygulamak, vücuttan kalsiyum atılımına neden olacağı için, bu tür diyetlerden uzak durmak gerekir. 

Düzenli fiziksel aktivite yapmak, kemik ve eklem sağlığı için çok önemlidir. Özellikle büyüme ve gelişme döneminde yapılan fiziksel aktivite, kemik kitlesinin doruğa çıkmasını sağlar ve ileriki yaşlarda daha güçlü ve sağlam kemiklerin oluşmasına zemin hazırlar. Yetişkinlik döneminde de yapılan, orta şiddette fiziksel aktiviteler kemiklerinizin güçlenmesini sağlayacaktır. 

İdeal vücut ağırlığında olmak; özellikle, diz, bel eklemlerinde oluşabilecek basıncı azaltır. Bu nedenle hasta birey, fazla kilolarından kurtulmalı ve ideal ağırlığına gelmelidir. Bu, tedavi sürecini hızlandıracaktır. 

Artirit oluşumunda, vücuttaki inflamasyon artar. Bu nedenle beslenmede inflamasyonu azaltacak besinlere ağırlık verilmelidir. Omega-3 yağ asidinin, inflamasyonu azaltıcı etkisi vardır. Haftada 2-3 gün balık tüketmek, keten tohumu, semizotu gibi omega-3 ten zengin gıdalara beslenmenizde yer vermek omega-3 yağ asidi alımınızı arttıracaktır. 

Fastfood gıdalar, kızartılmış ve trans yağ içeren besinler, basit karbonhidrat ve  paketli gıdalardan zengin beslenmek vücuttaki inflamasyonu arttırır. Bunun yerine; taze sebze ve meyveden zengin beslenmek, ceviz, badem, fındık gibi faydalı yağlar içeren, ayrıca çinko ve selenyumdan zengin kuruyemişleri tüketmek, karbonhidrat seçimini tam tahıllı olanlardan (kurubaklagiller, bulgur, tam tahıllı ekmekler…)  yana kullanmak, yeterli miktarda protein alımını sağlamak kemik ve eklem sağlığınız için faydalı olacaktır.

Romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan kortikosteroid, vücutta su ve sodyum birikimine sebep olur. Bu nedenle, tedavinizde kortikosteroid kullanılıyorsa, tuz alımınızı azaltmanız ve bol su tüketmeniz yararlı olacaktır.

 


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Başa dön tuşu